Geçen ayki sayfa görüntüleme sayısı

16 Şubat 2011 Çarşamba


DÜNYANIN ÖNDE GELEN TÜRK TASARIMCILARINDAN
BARLAS BAYLAR İLK DEFA TÜRKİYE’DE NICOL’DE

New York'ta yaşayan, uluslararası mobilya tasarım markası Hudson Furniture’ı kuran, Türk Tasarımcı Barlas Baylar, ilk defa Türkiye’de tasarımın yeni adresi NICOL’de.  Barlas Baylar’ın NICOL’de yer alan koleksiyonu bronz çağından, inka motiflerinden ve Osmanlı kültüründen soluk alıyor. Masif ahşap, bronz ve nikelden oluşan yemek masaları, sehpalar, kanape ve ışıklandırma tasarımları, aralarında Beyonce, Jennifer Lopez, Jude Law gibi isimlerin de bulunduğu dünyaca ünlü yıldızların da tercihi.
Dünyanın önde gelen Türk Tasarımcılarından Barlas Baylar’ın özel tasarımlarını NICOL’ün Kuruçeşme’deki tarihi binasında bulabilirsiniz.

12. İstanbul Bienali İçin Geri Sayım Başladı



İKSV tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 12. İstanbul Bienali, 17 Eylül-13 Kasım tarihleri arasında İstanbullularla buluşmaya hazırlanıyor.

12. İstanbul Bienali’nin İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011 olarak belirlenen başlığı ve görsel kimliği, minimalist ve kavramsal yapıtlarıyla 20. yüzyıl güncel sanatının en önemli isimleri arasında sayılan Kübalı-Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres’e göndermeler içeriyor.

12. İstanbul Bienali, başlığının yanı sıra temalarında da Felix Gonzalez-Torres’in işlerinden ilham alıyor. Bienalde "İsimsiz" (Pasaport), "İsimsiz" (Ross), "İsimsiz" (Ateşli Silahla Ölüm), İsimsiz (Soyutlama) ve İsimsiz (Tarih) olarak farklı temalar altında düzenlenecek beş karma sergiye ek olarak, bu meselelerle ilgili tartışmaları daha da ileriye taşıyacak 45 solo sergi de yer alacak. 12. İstanbul Bienali, başlığında olduğu gibi, bu beş tema çerçevesinde de Gonzalez-Torres’e referans vermeye devam edecek.

12. İstanbul Bienali, günümüzde, özellikle bienal bağlamında, yan etkinlik ve programları öne çıkaran anlayışa yanıt olarak, sanatsal ve küratoryel ifadenin asıl biçimi olan serginin önemine yeniden dikkat çekmeyi amaçlıyor. Bu amaçla bienal tek bir sergi mekanında gerçekleştirilerek sanat eserlerinin ön plana çıkmasını sağlayacak.

Eylül ayından itibaren İstanbul’u bir kez daha dünya sanat çevrelerinin ilgiyle izlediği bir sanat platformuna dönüştürecek 12. İstanbul Bienali, İKSV tarafından 17 Eylül-13 Kasım 2011 tarihleri arasında Koç Holding sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Kith&Kin markasının ortaya çıkış hikayesi tasarımcısı Serra Kefeli nin Afrika ya
duyduğu ilgiyle başlıyor.
Kabileleri ve kabile yaşamını araştırıyor ve Kith & Kin in, kabile içindeki
insanların bir arada olup aynı duyguyu hissetme ihtiyacı anlamına geldiğini
öğreniyor. Kabile insanlarının giyim tarzları, renkleri, boncukları bazen bir
şöleni andıran danslar, bazen sert savaşçı ruhları tasarım yapmak için müthiş
detaylar sunduğundan,kabilenin eğlenceli ve savaşçı ruhunu inceleyerek 2
concept belirleyip koleksiyonunu oluşturuyor.
Yüzde yüz renk renk ipeklerle hazırlanan kıyafetler bu ruhu yansıtıyor.
Koleksiyonunda eğlenceli ruh için geometrik şekiller, bazen renkli
boncuklar, capcanlı renkler kullanırken, savaşçı ruh için daha sert kesimler,
griler,siyah,beyaz, lacivert, kırmızı kullanıyor.
Savaşçı ruhunda kadının gücü, kendine güveni, hem renklerle hem kesimlerle
pekiştiriliyor.
Afrikalı kadının karikatürize edilmiş illustrasyonu olan logo, kıyafetlerde
karikatürize edilmiş canavarlar,küçük vahşi hayvanlar, Serra Kefeli nin Kith
&Kin kadınını anlatıyor. Detaylarda ise üçgenler,yuvarlaklar ve zigzaglar
Kith&kin kadınını ve o kabileye ait olmanız için sizi provoke edecek şekilde
ortaya çıkıyor.
Kith&kin kadınını çok ama çok seveceksiniz:)

İstanbul Tasarım Bienali Ön Etkinlikleri Devam Ediyor

İKSV'nin ilkini 2012 yılında gerçeklestireceği Istanbul Tasarim Bienali'nin ön etkinlikleri Şubat ayinda devam ediyor.
Vitra Tasarim Müzesi'nin kurucusu, Vitra Tasarim Vakfi Baskani Alexander von Vegesack, IKEA tasarimcisi Sigga Heimis, Londra merkezli Architecture+Design stüdyosunun kurucusu iç mimar Sevil Peach ve Hermès markasinin geçtigimiz Aralik ayina dek Tasarim Direktörlügü'nü üstlenen Gabriele Pezzini, Tasarim Bienali'nin konugu olarak Istanbul'a geliyor.
Tasarim alaninda kurumsal basarilari ile öne çikmis bu dört isim, 25 Subat Cuma günü 18.00-20.30 arasinda Istanbul Modern'de gerçeklesecek toplantida "Neden Tasarim" sorusunu masaya yatirarak katilimcilarin kendilerine yönelttikleri sorulari cevaplayacaklar.

15 Şubat 2011 Salı

Bu Akşam Herkes Eda'nın Evinde, Sen Nerdesin?

Eda Taşpınar, Supermarket'i bu akşam kendi evine dönüştürüyor. Yemekler, kokteyller hazırlayacak olan Eda, zaman zaman konukların kıyafetlerini de eleştirecek. Bu yazıyı okurken hala evde hava zaten soğuk yarın da iş var ne gerek var çıkmaya diyorsan, aslında çok şey kaçırıyorsun. Ve hala partiye yetişebilirsin:)
Geceden fotoğraflar için blogu takipte kalabilirsiniz:):)

14 Şubat 2011 Pazartesi

Duyduk Duymadık Demeyin Atölye Modern Başlıyooorr!!!

İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin yetişkinlere yönelik atölye ve seminer programı AtölyeModern, Bahar 2011 dönemine, 1 Mart 2011’de başlıyor. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) Türkiye işbirliğiyle düzenlenen Batı Resim Sanatı Tarihi ve Türk Resim Sanatı Tarihi seminerleri, yoğun istek üzerine tekrarlanıyor. Alanlarında uzmanlaşmış sanat tarihçileri ile yürütülen ve sanatın yaklaşık 800 yıllık gelişimini katılımcıları ile paylaşan İstanbul Modern - Sanat Tarihi Seminerleri, sanat yapıtının tarihsel süreç içinde kat ettiği yolu, gelişim ve beslenme kaynaklarını, sanat yapıtını anlamanın ve anlamlandırmanın yöntemlerini örneklerle izleyiciye sunmayı amaçlıyor. AtölyeModern’in, yazar Mario Levi ile gerçekleştirdiği “Yaratıcı Yazarlık” atölyesi de, yoğun istek üzerine yeniden düzenleniyor.

Salih Keleş ‘Şehrin Ritmi’yle Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde

The National Gallery, Tate Gallery, The British Museum gibi İngiltere’nin önde gelen müze ve galerilerinde araştırma ve etüdlerde bulunan, eserleri yurtiçi ve dışı koleksiyonlarda yer alan Salih Keleş “Şehrin Ritmi” ismini verdiği sergisiyle Çırağan Sarayı Sanat Galerisi’ne konuk oluyor.

23 Şubat’ta açılacak olan sergi, isminden de anlaşılacağı üzere, şehir hayatının ritmini ve bu ritimde yaşayan insanların ruh hallerini anlatıyor. Yağlıboya tablolardan oluşan sergide, annesiyle deniz keyfi yapan küçük bir kız çocuğundan, caddelerde gezen işadamlarına, müzizyenlere  kadar pek çok şehirli ile tanışmak mümkün.

Figür ağırlıklı çalışmalarıyla ünlenen Keleş’in resimleri, dramatik yapılarıyla insanları düşünmeye itiyor. Fotoğraf, sinema, kitap, tiyatro ve müziğin resminin temelini oluşturduğunu belirten Keleş eserlerinde izleyenleri kah Beyoğlu kah Fenerbahçe’de sokaklarında gezintiye çıkarıyor. 
Yarattığı ekspresyonist resimlerinde insanların hüzün ve mutluluk gibi  ruh hallerinin yanısıra şehirlerin değişimine de yer veren sanatçının yağlıboya ve akrilikten 50 eserinden oluşan sergi Saray’ın giriş katında 29 Mart 2011’e kadar günün her saati ücretsiz gezilebilir (0 212 326 46 46)